Göbeklitepe
- 23 Haz
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 24 Haz
2026 Nisan

Göbeklitepe, 2021 yılında başlayan Şanlıurfa Neolitik Çağ Araştırmaları Projesi, diğer adıyla Taş Tepeler Projesi, Şanlıurfa’da yerleşik yaşamın başlangıcından, yerleşik ve besin üretimine dayalı köy yaşantısının bütününe kadar uzanan, Neolitik Çağ’ın ilk aşamalarına odaklanan bir araştırmadır. Projenin öncelikli hedefi yaklaşık olarak MÖ 10000 ile 7000 arasına tarihlenen yerleşme, kamp yeri, avlak ve benzeri buluntu yerlerinin bir envanterini çıkararak, bunların bazılarında belirli bir program dahilinde kazılar yapmak ve bu sayede sürecin çok yönlü bir şekilde anlaşılmasını sağlayacak veriyi açığa çıkarmaktır.

Tarihin sıfır noktası olarak anılan, yerleşim yeri olarak kullanılmadığı sanılan buna karşılık tapınmaya hizmet eden Göbeklitepe, şaşırtıcı anıtsal mimarisiyle 2018 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girdi. Türkiye'de de’’ 2019 Göbeklitepe Yılı” ilan edildi. Henüz küçük bir bölümü çıkarılan Göbeklitepe, yaklaşık 12 bin yıllık geçmişiyle insanlık tarihini değiştirdi. Dünyanın bilinen en eski ve en büyük tapınma (kült) merkezi sayılan Göbeklitepe ile dinsel inanışın yerleşik yaşama geçişteki etkisi kanıtlandı.
Harran Ovası'na hâkim bu tarih öncesi yerleşimin sınırlı bir bölümü kazılsa da sıra dışı bulguları Neolitik Çağ'la ilgili pek çok bilgiyi altüst etti. Göbeklitepe'deki en ilginç buluntular, boyu 6 metreyi, ağırlığı 40 tonu bulabilen 'T' formlu anıtsal dikilitaşlardır (Steller). Bu gizemli dikilitaşların 10-12 tanesi dairesel planda dizilerek araları taş duvarlar ile örülmüştür. Ortadaki bir çift karşılıklı büyük dikilitaş ile çevresindeki dikilitaşlar yuvarlak ya da oval kapalı mekânlar oluşturur. Kazılar neticesinde bu mekanların altı tanesi ortaya çıkarılmış olsa da jeomanyetik ölçümlerle bu mekanların 20'yi bulduğu biliniyor.

Dikilitaşların çoğunda insan, hayvan ya da soyut semboller var. Taşa işlenen bu en eski rölyeflerin yanı sıra üç boyutlu hayvan kabartmalarına da rastlanıyor. Gövdesinde el, kol ve parmak motifleri bulunan dikilitaşlarsa stilize insan heykelleri olarak yorumlanıyor. Taş sütunların dizilişleri son zamanlarda araştırmacıların astronomik dizilimlerle ilişkili olabileceğini söylüyor. Sütunlar üzerindeki bazı kabartmalar ise takımyıldız desenleriyle eşleştirilebiliyor.
























































Yorumlar